Bakır (Cu⁺/Cu²⁺) ve Gümüş (Ag⁺) iyonlarıyla çalışan iyonizasyon sistemleri, mikroorganizmaların DNA ve RNA yapılarını doğrudan ve dolaylı yollarla bozarak çoğalmalarını ve yaşamsal faaliyetlerini durdurur.
Bu etki öldürücü (bakterisidal) ve çoğalmayı engelleyici (bakteriyostatik) karakterdedir.
İyonlar, mikroorganizmanın hücre duvarı ve hücre zarından kolayca geçer
Hücre içine girdiklerinde sitoplazma ve nükleik asitlere (DNA/RNA) ulaşırlar
Ag⁺ ve Cu²⁺ iyonları, DNA ve RNA’daki:
Fosfat gruplarına
Sülfhidril (-SH) bağlarına
Azotlu bazlara
bağlanır
Bu bağlanma:
DNA sarmal yapısının bozulmasına
RNA’nın protein sentezinde görev yapamamasına yol açar
DNA:
Kopyalanamaz (replikasyon durur)
RNA:
Protein sentezini başlatamaz
Sonuç:
Hücre çoğalamaz
Hücresel fonksiyonlar çöker
DNA onarımından sorumlu enzimler:
İyonlarla temas ettiğinde aktifliğini kaybeder
Bu da:
Hasarlı DNA’nın onarılmasını imkânsız hale getirir
Hücrenin kendini toparlamasını engeller
Bakır ve gümüş iyonları:
Serbest radikal oluşumunu tetikler
Bu radikaller:
DNA ve RNA zincirlerinde kopmalara
Genetik materyalde geri dönüşü olmayan hasarlara neden olur
İyonizasyon sistemi sayesinde mikroorganizmalar:
DNA/RNA yapısını kaybeder
Çoğalamaz
Protein sentezi durur
Hücresel onarım mekanizmaları devre dışı kalır
Kısa sürede inaktive olur veya ölür